11 Ekim 2010 Pazartesi

YENİYÖRÜK KÖYÜ KALEBELENİ MAHALLESİ

Kalebeleni’ne Aydıncık-Gülnar yolunda ilerlerken,yaklaşık 17 km sonra karayolunu terk edip, Teknecik Köyü yönüne sapılarak gidilir. Birkaç kilometre sonra, solda 640 m. rakımlı  bir tepe üzerinde Yeniyörük Köyü Kalebeleni Mahallesi vardır. Ana yoldan 2 km uzaklıktaki mahalleye stabilize yol sayesinde ulaşılır.

Bu yöre tarih kokuyor. Kaç uygarlık gördü, bilgimiz yok. Hepsi de tarihin derinliklerinde kalmış.  Kilise kalıntısı olduğuna göre Hıristiyan uygarlıklar da yaşamış burada. Taş oyma, kesme işinde usta bir uygarlık ya da uygarlıkların yaşamış olduğu kesin. Kayaları delip, sarnıçlar yapmışlar.

Daha sonra Yörükler iskan ettirilmiş bu yöreye.  Alanya tarafında yaşayan konargöçer Karakeçili aşireti zamanla Gazipaşa tarafına gelmişler. Yazı  Gazipaşa ve Anamur yaylalarında geçirdikten sonra da sahile inerlermiş. Gazipaşa yaylalarında Gülnarcık diye de bir semtleri varmış. O yaylalarda bir bozuşma olmuş ve daha doğuya doğru göçmüşler. Kürücük, Bel Kuyu, Akça Oluk, Çıldır Kuyu, Ayaş, Bolyaran, Belenova, Ak Ova’ya gelmişler. Kışlamak üzere de sahil ya da sahile yakın  yerleri yurt tutmaya başlamışlar. İşte bu aşiretten Uzunoğulları, Kalebeleni yöresini seçmiş.


Tepede kale yıkıntıları ile çok geniş bir sarnıç bulunmaktadır. Sarnıcın içinde de iri kesme taşların üst üste konmasıyla yapılmış destek amaçlı bir de direk vardır. Tepenin güney yamacında, taştan kesme bir kilise apsidi sağlam durumda. Kimi ayakta kimi yatmış kesme sütünlar da bulunuyor orada.

Gerek kalede gerekse mahallede  evlerin kayadan kesilmiş subasmanlarını, şırahane ve hemen önünde küçük kuyuları da görmek mümkün. Şarap mı yapıyorlardı yoksa pekmez mi, varın siz karar verin.


Kaleye çıkarken, çakılların, taşların arasında bol miktarda baldıran yetişir. Şubat ortalarında kendini gösterir bu bitki. İlerleyen günlerdeyse bir sürgünü ortaya çıkar. Taze iken bu sürgün de  köke yakın kahverengi kısmı da yenir. Baharatlı, değişik bir tadı vardır. Zehirli olan baldıran değil bunlar. Latince’de “smyrnium perfoliatum” denileni.  


Kalebeleni yöresinde, mevsimine göre bol miktarda, taşların yüzünde ya da aralarında emzikotu, rengarenk dağ lalesi, piynar ya da meşe diplerinde siklamen (devetabanı) bulunur.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme