26 Ekim 2010 Salı

DÖRTAYAK ANITMEZARI



DÖRTAYAK ANITMEZARI

Dörtayak, tarihin derinliklerinden güzümüze ulaşan sekiz metre yükseklikte, konik biçimde yükselen, üst kısmı kornişle süslü bir yapıt. MS 2. yüzyıl sonlarında yapıldığı sanılan bir anıtmezar. Dört adet fil ayağı olduğu için bu ad verilmiş. Mezar odası açılmadığından, gerçek bir mezar mı ya da ünlü birinin anısına yaptırılan boş bir mezar mı olduğu henüz bilinmiyor.

Bir aşk öyküsü de kurgulanmış bu anıtmezar üstüne. Söylenceye göre, yöre kralının güzelliği dillere destan bir kızı varmış. Aynı anda iki damat adayı çıkmış ortaya. Kızın babası eminmiş her ikisinin de kızını mutlu edeceğinden. Yokmuş birbirlerine de üstünlüğü. İşte bu yüzden seçim yapmakta zorlanmış. Çağırmış iki adayı. Birinden Köşk’ten kanal yaparak su getirmesini, diğerinden de Dörtayak’ı yapmasını istemiş. Kim erken bitirirse işini, o alacakmış güzel kızı.

İki namzet başlamış çalışmaya. Günler, aylar, yıllar geçmiş. Su getirmekle görevlendirilen aday, dereleri, tepeleri aşan kanal yapmış, diğeri son sırayı yapacağı zaman suyun şırıltısı duyulmuş Kelenderis’te. Dünya güzelini kaybettiğini anlayan aday, son sıranın ilk taşını koymuş koymasına ama bitirse neye yarayacak, atmış kendini aşağıya. Tartışmalıdır söylencenin sonu: Kimilerine göre suyu getiren genç girmiş dünya evine sevdiği kadınla. Kimileri de şöyle bitirir öyküyü: “Kız çeşmeyi yapana âşıkmış, kavuşamayınca da sevdiğine, atmış kendini denize.”

Böyle anlatıla gelir. Doğru mu yanlış mı orası bilinmez ama anıtın tepesinde tek taş yıllardır durmakta. Yapıtın dibinde de aynı taşlardan hâlâ var. Yerdeki taşlar belki de yukarıdan düşmüştür, kim bilir.

Bir hayırsever, o taşlardan birini oyup dibek yapmış. Bir zamanlar, çalgıcılar eşliğinde damat ve arkadaşları gelirdi buraya keşkeklik buğday dövmeye.

Dili olsa da konuşsa bu anıt! Bir anlatsa, kimin için, ne zaman yapıldığını. Bir dile getiriverse ayakta kalabilmek için insan ve doğaya karşı verdiği savaşımı. Neler görüp geçirmiştir, ne gülüşmelere ne ağıtlara tanık olmuştur, o dilsiz koca anıt.

O günün koşullarında, ne kadar zamanda, kaç kişiyle, hangi amaçla yapıldı acaba? Yarısı toprak altında bulunan bölümü, söylendiği gibi, gerçekten mezar odası mı bilinmez. İçi boş mu dolu mu o da belli değil. Ama Kaptan Beaufort'un “Chelindreh Limanı” haritasında Dörtayak, “kenotaf” yani ünlü bir kişinin ansısına yapılan boş mezar olarak gösterilmektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme